Akdeniz'in En Etkileyici Ortaçağ Kalesi
Alanya'nın siluetine hâkim olan bu devasa kale, yalnızca bir savunma yapısı değildir. Denizden 250 metre yükseklikte, Toros Dağları'nın Akdeniz'e uzanan bir burnunda yükselen ve 6,5 kilometre sur duvarıyla çevrili bu yarımada; MÖ 4. yüzyıldan günümüze kesintisiz iskânını sürdürmüş, üzerinde korsanların, Roma generallerin, Bizanslı piskoposların, Selçuklu sultanlarının ve Osmanlı paşalarının yaşadığı nadir bir tarihi mekândır. Bugün sur içinde hâlâ iki mahalle yaşamaktadır.
Tarihin Katmanları
Kalenin bilinen ilk adı MÖ 4. yüzyılda Korakesion'dur. Bu dönemde yarımada, Doğu Akdeniz'de faaliyet gösteren korsanların üssü olarak kullanılmıştır. MÖ 67'de Roma generali Pompeius Magnus, Akdeniz'deki korsanlığa son vermek amacıyla çıktığı seferde Korakesion'u ele geçirmiştir; bu olay antik kaynakların korsanlık tarihinin sonu olarak kaydettiği dönüm noktasıdır.
Roma ve Bizans dönemlerinde Korakesion piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış; ancak kentin gerçek anlamda dönüşümü Selçuklu döneminde yaşanmıştır. 1221'de Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad I kenti kuşatma yoluyla almıştır. Efsaneye göre sultan kenti zorla değil, içeriden çıkan bir kadının önerisiyle, o kadına evlenme sözü vererek almıştır. Bu hikâye doğru olsun ya da olmasın, Keykubad'ın Alanya'ya yaptıkları son derece somuttur: kentin adını Alaiyye olarak değiştirmiş, tersaneyi, Kızılkule'yi ve bugün görülen sur duvarlarının büyük bölümünü inşa ettirmiştir. Alanya bu dönemde Selçuklu Devleti'nin kışlık başkenti ve en önemli Akdeniz limanı olmuştur.
Kalenin Yapısı
Kale; dış surlar, orta kale ve en tepedeki İçkale olmak üzere üç ayrı bölümden oluşur. Bu katmanlı savunma sistemi, farklı dönemlerde yapılan eklemeler ve onarımlarla ortaçağ savunma mimarisinin tüm unsurlarını bünyesinde barındırmaktadır.
Altı kapısı bulunan kalenin sur duvarları üzerinde çok sayıda burç yer almaktadır. Kalenin içindeki sarnıç sistemi ise ayrı bir mühendislik başarısıdır: uzun kuşatmalara dayanabilmek için tasarlanan bu su depolama yapıları, bazıları bugün hâlâ sağlam duran büyük hacimli havuzlardan oluşmaktadır.
Mutlaka Görülmesi Gereken Yapılar
İçkale, kalenin en tepesinde, çevresi surlarla çevrili bölümdür ve bugün açık hava müzesi gibi gezilebilmektedir. Burada Sultan Sarayı kalıntıları, sarnıçlar, koğuşlar ve Bizans döneminden kalma bir şapel görülebilir. Engelli erişimine uygun düzenlemeler yapılmıştır.
Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilmiştir. Kalenin içinde konumlanmış olan bu cami, yapılış tarihi ve mimarisiyle Osmanlı döneminin izlerini taşır.
Tersane, Anadolu Selçuklularından günümüze kalan tek orijinal tersane yapısıdır. Beş bölmeli bu yapı bugün kısmen deniz suyuyla dolu olup tekne turlarıyla yakından görülebilmektedir.
Bedesten ve Akşebe Türbesi, kale içindeki diğer dikkat çekici yapılar arasındadır. Akşebe Türbesi Selçuklu döneminden kalma olup kente adını veren tarihi kişiliklerden biriyle ilişkilendirilmektedir.
Kleopatra ile Bağlantı
Yarımadanın batısındaki plaj, Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın adını taşır. Efsaneye göre Kleopatra ile Marcus Antonius'un burada buluştuğu ve Antonius'un sevgilisi için Mısır'dan kum getirterek bu plajı oluşturduğu söylenir. Tarihi kanıt son derece sınırlı olsa da bölgenin Ptolemaioslara çeyiz olarak verildiği dönemle örtüşen bir tarihi zemin vardır. İnanılıp inanılmaması bir yana, hikâye kalıcı olmuştur.
Pratik Bilgiler
- Nerede: Alanya ilçesi, Antalya şehir merkezine 133 km.
- Ulaşım: Alanya şehir merkezinden yürüyerek yaklaşık 1 saat. Teleferikle çok daha hızlı ve gidiş dönüş erişim mümkün; kışın 18:00'de kapandığını unutmayın. Özel araçla veya taksiyle de çıkılabilir; kale araç trafiğine açıktır.
- Giriş: İçkale ücretlidir; MüzeKart geçerlidir. Dış kale ve sur yürüyüşü büyük ölçüde ücretsizdir.
- Ne Kadar Süre: Dış surlar dahil tüm alanı görmek için en az 3-4 saat ayırın. Yalnızca İçkale için yarım saat yeterlidir.
- En İyi Zaman: Gün batımı için eşsiz bir konumdur; ancak teleferik kapanış saatine dikkat edin. Sabahın erken saatleri ise kalabalıktan kaçınmak için idealdir.
- Kombine Öneri: Damlataş Mağarası ve Kızılkule aynı gün içinde kolayca görülebilir.